top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıNoor Tribe

Geçmişten Günümüze Psikotrop Bitkiler

Güncelleme tarihi: 29 Mar 2023

Bitkiler, insanlığın doğumundan beri gıdası, ilacı ve hatta rehberi olarak hayatın merkezinde. Bunlardan algıyı değiştiren bitkiler literatürde “psikotrop” olarak anılıyor. Aklımıza ilk gelen örnekleri kenevir veya afyon olmakla birlikte, örneğin kahve ve çay da bu grupta yer alıyor.


Medikal alanda ağrı kesiciden, yatıştırıcıya kadar oldukça geniş bir alan bulan bu bitkilerin yerli halklar ve bilgeler için çok daha derin bir rolü daha var.

Bazı bitkilerin doğru koşullarda kullanıldığı taktirde farklı boyutlar arasında kapılar açtığına, tanrı ve melek gibi ilahi varlıklarla iletişim kanalı kurduğuna, insanın kendi ruhunu tanımasını sağladığına inanılıyor. Güney Amerika’da Peyote, Afrika’da Iboga, Asya’da Üzerlik en bilinen örnekleridir.


Spiritüel boyutu bir yana, günümüzde artık Johns Hopkins University ve Imperial College gibi son derece prestijli kurumların bu bitkiler alanında departmanlar kurmakta. Modern bilimin bu kadar geriden takip etmesine şaşırmamak elde değil. Bunun en başta gelen sebebi ise 1960’lar Birleşik Devletler’inde meydana gelen kitlesel katliamlar ve çığrından çıkan suç oranlarının psikotrop bitkilere ve türevlerine adreslenmiş olması.


Psikotrop ya da psikoaktif maddelerin kullanımının zengin bir bilgi ve deneyim gerektirdiği aşikar. Kimisi kimyasal olarak yüksek bağımlılık riski teşkil ederken, kimisi insanların bu gerçeklikle başa çıkma mekanizması olarak bağımlılık yapabiliyor. Bununla birlikte, doğru kullanımında doğanın en büyük mucizelerinden oldukları da ortada. Carl Sagan ve Thomas Edison gibi dâhilerin özellikle teorileri üzerinde çalışırken, algılarını genişletmek adına bu bitkilere başvurduklarını biliyoruz. Mevlana’nın “üzerlik tohumu karanlığı örttü ve gerçek göründü” sözü de bu bitkilerin bilgeliğini ifade eder. Hatta sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte psikoaktif bitkileri yiyen hayvanlar bile mevcut.


Tüm bunlara rağmen Birleşik Devletler’in Denver, Oakland, Santa Cruz gibi önemli şehirlerinde psikotropların bir kısmı yasallaştırıldı. Ardından Kasım 2020’de Oregon tüm şehirlerinde psilosibini yasallaştıran ilk eyalet oldu.

Bu dönüşüm, öncelikle ilaçlarına binlerce yıldır azimle sahip çıkan yerliler, kabile liderleri, şamanlar, bilginler ve ardından MAPS gibi büyük kuruluşların yanısıra Decriminalize Nature gibi yerel sivil toplum örgütlerinin çabaları sayesinde oldu.

*

Psikotrop bitki ve bileşenlerin hayatımızdaki yeri birazdan görüleceği üzere sandığımızdan çok geniş. Bu yazıda ana türlerini, örnekleri ve etkileri ile birlikte paylaşmak isteriz.


Uyarıcılar

Çoğumuzun sabah uyanır uyanmaz veya gün içinde uyku bastırdığında içtiği bitkiler; kahve ve çay bu grubun en popüler olanları. Kafein, teobromin ve teofilin gibi maddelerin hava kanallarımızı açmak, ürin salınımımızı aktive etmek, kan basıncını yükseltmek gibi etkileri vardır. Yüksek dozlarında kalp çarpıntısı, anksiyete ve gerginlik hissedilebilir.

Aynı grubun kardeş temsilcisi tütün, uyku, motivasyon, hafıza gibi alanlarda rol oynar. Güney Amerika yerlilerinin kutsal bitkisi koka ise serotonin ve dopamin gibi hormonların geri salınımını engeller, böylece hormonların etkileri daha uzun süre deneyimlenir.


Biliş Arttırıcılar

Bunlar halk arasında beyin dopingi diye de anılan ve takviye olarak kullanılan bitkilerdir; ginseng ve ginkgo biloba hepimizin aşina olduğu örnekleri. Sinir hücrelerini koruma, hafızayı geliştirme, bünyenin stresle başa çıkmasına destek olma gibi etkileri vardır.



Yatıştıcılar

Bu grup genel bir söylemle merkezi sinir sistemini baskılar. En bilinen sakinleştirici passiflora bu gruba girer, halüsinojen etkisi olmadığı için sıklıkla takviye olarak ya da çayı yapılarak tüketilir. İngilizce lucid dreaming denilen bilinçli rüya halini tetiklemek için pelin otu ile de karıştırılır.


Bazı başak türleri üzerinde yetişen Ergot mantarı

Halüsinojenler

İşte psikotropların en magazinel ailesi :) Bu grubun mensupları mantar, kaktüs, ağaç ve sarmaşık gibi geniş bir çeşitliliğe sahiptir.

Mantarlar ailesinden Ergot, yakıcı ve ölümcül olduğu için eski Romalılar tarafından "kutsal ateş" diye anılırdı. 1600’lü yıllarda Salem’deki cadı katliamlarında kullanıldı ve 40.000’den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Günümüzde en yaygın halüsinojenlerden LSD, bahsi geçen Ergot mantarının içindeki alkaloitlerden elde edilir. Bu tür, tabi ki dozajına bağlı olarak, hafif halüsinasyonlara yol açar. Grubun Mandrake ve Şeytanelması gibi türleri bilinç kaybına ve kalıcı hasarlara yol açabilir.

*

Psikotrop bitkilerin gizemleri ve mucizeleri insanlık için hala dev bir keşif alanı. Doğanın insana sunduklarını yasaklamak adil hissettirmese de, bilinçli bir denetim olması birey ve toplum sağlığı anlamında oldukça kritik. Günümüzde bu yetkinliğe sahip kuruluşlar mevcut ve ulaşılabilir, bu alanda bir keşfe çıkmaya niyet eden herkesin güvenilir ve bilinçli bir şekilde ilerlemesi naçizane tavsiyemiz.

159 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Ecstatic Dans

Ayawaska

Comments


bottom of page